İç Sesini Neden Duymuyorsun?

İç Sesini Neden Duymuyorsun? Mantık mı Sezgi mi? İç Rehberliğini Kaybettiğin Yer Hayatında mutlaka şu anlar olmuştur… Bir kararın eşiğinde durursun. İçinde bir ses sana bir şey söyler. Ama mantığın başka bir yöne çeker. Sonra mantığını dinlersin… Ve içinden şu cümle geçer: “Aslında içimde bir ses bunun doğru olmadığını söylemişti.” İşte o ses sezgindir. Ama çoğu insan sezgiyi duyamaz. Çünkü sezgi sessizdir. Mantık ise gürültülü. Sezgi Nedir? Sezgi, zihnin değil ruhunun bilgisidir. Mantık geçmişe dayanır. Sezgi ise görünmeyeni hisseder. Mantık kanıt ister. Sezgi yön gösterir. Mantık güvenli olanı seçer. Sezgi doğru olanı.

Bu yüzden sezgi çoğu zaman mantığa aykırı görünür.

Ama hayatını değiştiren kararlar genellikle mantıksal değil, sezgiseldir.

İç Sesini Neden Duymuyorsun?

Çünkü çocukluktan itibaren şu cümlelerle büyütüldük:

Abartıyorsun

Saçmalama

Mantıklı ol

Duygusal davranma

Gerçekçi ol

Böylece iç sesimize güvenmeyi bıraktık.

Başkasının doğruları,
kendi iç rehberliğimizin önüne geçti.

 

 Zamanla sezgi sustu.

Ama kaybolmadı.

Sadece duyulmayı bekliyor.

Sezgi ile Korku Arasındaki Fark

Birçok insan korkuyu sezgi sanır.

Sezgi sakin ve nettir.
Korku gergin ve acelecidir.

Sezgi fısıldar.
Korku bağırır.

Sezgi yön gösterir.
Korku kaçırır.

Eğer içindeki ses seni küçültüyorsa, bu sezgi değildir.

Sezgi seni büyüten yoldur.

İç Rehberlik Nasıl Güçlenir?

Sezgi sessizlikte güçlenir.

Çünkü iç ses, dış gürültü azaldığında duyulur.

Yavaşladığında

Yalnız kaldığında

Kendinle temas ettiğinde

Kalbini dinlediğinde

Sezgi tekrar konuşmaya başlar.

 

 

Ve o zaman fark edersin:

Aslında hiçbir zaman yönsüz değildin.
Sadece iç sesini susturmuştun

Belki de hayatında seni en çok yoran şey, neyin doğru olduğunu bilmemek değildi…
bildiğin halde kendine güvenememekti.

Mantığın sana güvenli olanı fısıldadı.
Sezgin ise sana ait olanı.

Mantık hesap yaptı, ihtimalleri sıraladı, riskleri gösterdi.
Sezgi ise hiçbir şey söylemeden içini daralttı ya da huzurla doldurdu.

Çünkü mantık hayatta kalmak için vardır.
Sezgi ise gerçekten yaşamak için.

Mantık seni geçmişte yaşananlardan korur.
Sezgi seni henüz yaşanmamış olana götürür.

Ve insan en çok, bu ikisi arasında kaldığında yorulur.

Bir yanın garanti ister,
bir yanın özgürlük.

Bir yanın alıştığı hayatı bırakmak istemez,
bir yanın artık oraya ait olmadığını bilir.

Belki de gecikmelerin sebebi, hayatın sana bir şey vermemesi değil…
senin hangi sesi dinleyeceğini seçememendi.

Çünkü mantık korkularla konuşur.
Sezgi ise sessizlikle.

Mantık “ya olmazsa?” diye sorar.
Sezgi “ya olursa?” diye fısıldar.

Mantık kanıt arar.
Sezgi yön gösterir.

Ve bazen hayatın seni bekletmesinin nedeni,
doğru zamanın gelmemesi değil…
senin kendi içindeki sesi ayırt etmeyi öğrenmendir.

Çünkü yanlış zamanda alınan doğru karar bile,
yanlış sonuçlar doğurabilir.

Ama doğru zamanda, doğru sesle alınan bir karar…
hayatının yönünü tamamen değiştirebilir.

Belki de hayat seni durdurmadı.
Sadece sana şu soruyu sordurdu:

“Gerçekten kimin sesini dinliyorsun?”

Toplumun mu?
Geçmişinin mi?
Korkularının mı?
Yoksa içindeki o sakin, bilge, suskun sesin mi?

Çünkü sezgi bağırmaz.
İkna etmeye çalışmaz.
Kendini ispatlamaz.

Sadece bekler.

Sen onu duyacak kadar sakinleşene kadar.

Ve o an geldiğinde fark edersin:

Hayat aslında sana yol göstermeyi hiç bırakmamıştı.
Sen sadece dış sesleri kısmayı öğrenmemiştin.

Mantık sana güvenli yolu gösterebilir.
Ama sezgi sana ait olan yolu gösterir.

Ve bazen insanın hayatını değiştiren şey,
daha çok düşünmek değil…
daha derinden hissetmektir.

Belki de en büyük cesaret,
herkesin mantıklı dediği yoldan gitmek değil…

İçindeki sessiz sesin söylediği yola güvenmektir.

Çünkü bazı yollar mantıkla seçilir ve güvenli bir hayat verir.
Bazı yollar sezgiyle seçilir ve gerçek hayatı.

Ve bir gün dönüp baktığında,
seni sen yapan şeyin doğru kararlar değil…

Kendine rağmen kendine güvendiğin anlar olduğunu anlarsın.

Belki de hayat seni geciktirmedi.
Sadece seni, mantığınla değil,
kalbinle yürüyebilecek kişi olana kadar bekletti.

Ve o noktada artık şunu bilirsin:

Mantık seni korudu…
ama sezgi seni büyüttü.

                                                                 SEVCAN TÜRKEL