ZİHNİN GİZLİ SAVUNMA SİSTEMİ

Bazen Seni Durduran Şey Tembellik Değil, Korunma Mekanizmandır. İnsan çoğu zaman kendisini anlamakta zorlanır. Bir şeyleri değiştirmek ister ama başlayamaz. Hedef koyar ama devam ettiremez. Yeni bir hayat ister ama eski alışkanlıklarının içine geri döner. Ve bir süre sonra kendisine şu cümleyi kurmaya başlar: “Ben neden böyleyim?” Aslında birçok insanın kendisinde “eksiklik” sandığı şey, bazen zihnin kurduğu görünmez bir savunma sistemidir. Çünkü insan zihni yalnızca başarıya ulaşmak için çalışmaz; birincil önceliği hayatta kalmaktır. Güvende hissetmek, belirsizlikten kaçmak ve risk oluşturan durumları kontrol altında tutmak ister. İşte bu yüzden bazen değişim isteğiyle korku aynı anda çalışır: Bir yanın ilerlemek ister, diğer yanın durdurur. Bir yanın görünür olmak ister, diğer yanın geri çekilir. Bir yanın “artık değişeceğim” der, diğer yanın eski düzenin içine dönmek ister. Ve çoğu insan bunun nedenini “iradesizlik” zanneder. Oysa bazen mesele irade değil, zihnin seni korumaya çalışmasıdır.

BEYİN NEDEN DEĞİŞİMDEN KORKAR?

İnsan beyni bilinmeyeni risk olarak algılar; çünkü beynin temel çalışma sistemi “tanıdık olanı” güvenli kabul etmeye dayanır. Bu yüzden kişi mutsuz olsa bile alıştığı düzenin içinde kalabilir.

Bazen insanlar yoruldukları ilişkilerden çıkamaz, sevmedikleri işlerde kalmaya devam eder, sürekli aynı döngüleri tekrarlar ve değişim fırsatı geldiğinde geri çekilir. Çünkü bilinmeyen her şey zihin için bir tehdittir.

Ve burada çok önemli bir gerçek vardır: Beyin her zaman seni mutlu etmeye çalışmaz, önce seni korumaya çalışır.

Eğer geçmişte görünür olmak eleştirildiyse, hata yapmak cezalandırıldıysa ya da çocuklukta güvende hissetmek zor olduysa; zihin bugün hâlâ o eski deneyimlere göre hareket ediyor olabilir. İşte bu yüzden bazı insanlar başarıya çok yaklaşınca geri çekilir. Çünkü bilinçaltı için başarı bile bazen “tehlikeli” olabilir.

Çünkü başarı; dikkat çekmek, görünür olmak, sorumluluk almak ve bilinmeyene girmek anlamına gelir. Ve eğer zihin geçmişte görünür olmayı acıyla eşleştirdiyse, kişi farkında olmadan kendisini durdurmaya başlayabilir.

 

KENDİNİ SABOTE ETMEK” ASLINDA NE ANLAMA GELİR?

Çoğu insan kendisini sabote ettiğini fark etmez; çünkü sabotaj her zaman açık şekilde görünmez.

· Bazen erteleme olarak ortaya çıkar,

· Bazen aşırı düşünmek olarak,

· Bazen sürekli plan yapıp harekete geçememek olarak,

· Bazen de tam her şey güzel giderken her şeyi bozmak olarak…

Aslında zihnin verdiği mesaj şudur: “Burası benim için güvenli değil.”

İnsan zihni geçmiş deneyimlerden öğrendiği her şeyi kayıt altında tutar. Eğer kişi geçmişte başarısızlık, reddedilme, utanç veya değersizlik yaşadıysa, bilinçaltı yeni adımları risk olarak görebilir. Bu yüzden bazı insanlar yeni bir işe başlayamaz, ilişki kurmaktan korkar, para kazanmaya yaklaşınca geri çekilir, kendisini görünmez tutar ya da sürekli hazırlık yapar ama başlamaz.

Çünkü bazen sorun “istememek” değildir; sorun, zihnin değişimi tehlike gibi algılamasıdır. Ve insanın en büyük savaşı bazen dış dünyayla değil, kendi içinde kurduğu görünmez savunma duvarlarıyla olur.

 

KONFOR ALANI NEDEN BU KADAR GÜÇLÜDÜR?

Konfor alanı çoğu zaman insanların düşündüğü gibi “rahat” bir alan değildir; bazen sadece tanıdık bir alandır. İnsan acının içinde bile alışkanlık geliştirebilir.

Bu yüzden bazı insanlar sürekli aynı tip insanlara çekilir, aynı sorunları tekrar tekrar yaşar ve mutsuz olduğu hâlde aynı hayatın içinde kalır. Çünkü zihin için tanıdık olan şey kontrol edilebilir görünür, bilinmeyen ise risklidir.

İşte tam bu yüzden değişim yalnızca karar vermekle başlamaz. İnsan aynı zamanda sinir sistemine de yeni bir güven hissi öğretmek zorundadır. Çünkü beden ve zihin birlikte çalışır. Kişi yeni bir hayata geçmek istediğinde sadece düşünceleri değil; alışkanlıkları, tepkileri, korkuları ve içsel güven sistemi de değişmek zorundadır. Ve bu süreç bazen insanın düşündüğünden daha derindir. Çünkü eski benlik yalnızca düşüncelerden oluşmaz, aynı zamanda bir korunma biçimidir.

 

ZİHNİNLE SAVAŞMAK YERİNE ONU ANLAMAYI DENDİN Mİ?

Çoğu insan değişmeye çalışırken kendisine yüklenir: “Kendimi neden durduruyorum?”, “Neden başlayamıyorum?”, “Neden hep geri çekiliyorum?” 

Ama bazen insanın ihtiyacı olan şey kendisini suçlamak değil, kendi sistemini anlamaktır. Çünkü zihnin bazı davranışları seni engellemek için değil, geçmişte seni koruyabilmek için oluştu.

· Belki bir zamanlar sessiz kalmak güvende hissettirdi.

· Belki görünmez olmak eleştirilmekten korudu.

· Belki geri çekilmek hayal kırıklığını azalttı.

Ve şimdi o eski savunmalar hâlâ çalışıyor olabilir. Gerçek dönüşüm ise insanın kendisiyle savaşmayı bırakıp ilk kez kendisine şunu sormasıyla başlar: “Ben gerçekten neden geri çekiliyorum?”

Çünkü bazen çözülmesi gereken şey motivasyon eksikliği değil, yıllardır çalışan görünmez bir korunma sistemidir. Ve insan bunu fark etmeye başladığında, zihniyle kavga etmeyi bırakır; onu anlamaya başlar.

İşte gerçek değişim tam olarak burada başlar.

 

(MYK) Mesleki Yeterlilik Kurumu,

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Onaylı Eğitim Uzmanı

Sevcan Türkel

Uzman Numerolog & Bilinçaltı Eğitmeni